MENU
TurkishEnglish

Aphrodisias 2009 Kazı Raporu için yorumlar kapalı Okunma: 2092 Kazı Ekibi ve Faaliyetler

Aphrodisias 2009 Kazı Raporu

New York üniversitesi’ne bağlı araştırma ekibi, 7 Mayıs-16 Eylül 2009 tarihlerinde 4 aylık bir çalışma programı sürdürmüştür. çalışma projeleri şunlardır: (1) kazı ve mimari belgeleme; (2) alan ve malzeme konservasyonu; (3) heykel çalışması, belgeleme ve konservasyonu; (4) epigrafik kayıt; (5) müzenin yenilenmesi ve düzenlenmesi ve (6) mimari anastylosis. Kentin ana kuzey-güney caddesinde kazı çalışmalarına devam edilmiştir. Anastylosis projesi Sebasteion üzerinde devam etmiştir. Hadrianus Hamamları’nda yeni bir konservasyon programına başlanmıştır. Aphrodisias Müzesi yenilenmiş ve bilgi panellerinin tamamı yeniden yazılmıştır. Devlet temsilcisi İzmir Arkeoloji Müzesi’nden Seval Konak’tır.

1.Kazı ve Mimari Belgeleme

Bahadır Yıldırım tarafından yönetilen kazı ve mimari belgeleme çalışmaları Sivil Bazilika ve Tetrapylon Caddesi’nde yoğunlaşmıştır.
Tetrapylon Caddesi. Arazi çalışmasının en büyük amacı ziyaretçilerin kentteki gezi tecrübelerini geliştirmektir. Bu düşünceyle, 2008 yılında, Bahadır Yıldırım tarafından kentin ana yollarından bir kısmında kazı programına başlanmıştır. Kuzey- güney caddesinde planlanan, 90 m. den daha uzun bir alanda yapılacak ve uzun yıllar sürecek kazı çalışmalarına bu sezon da devam edilmiştir. Bu cadde, Tetrapylon’dan başlayıp, Sebasteion girişine ulaşmaktadır ve ortaya çıkarılması, (a) Aphrodisias’ın en iyi korunmuş caddesini ziyaretçilere açacak; (b) Aphrodisias’ta Antik Dönem sonrası yaşam ve klâsik kentin geç dönem yerleşimi hakkında detaylı arkeolojik bilgi sağlayacaktır.

Caddenin Tetrapylon’un doğusundan geçen kuzey ucu 1983-1986 kazılarında 50 m. kadar açığa çıkarılmıştır. 2008’de, bu ilk kazıların hemen güneyinde, 21 x 21 metrelik bir alanda dört açma (NAve 08.1-4) kazılmıştır. 2009’da kazılar, aynı dört açmada, açmaların sınırları ve sıraları izlenerek devam etmiştir (NAve 09.1-4) (Resim: 3). Açma sorumluları Ayşe Ercan, D. Jacob Rabinowitz ve Lillian Stoner, Geyre, Osmanlı, Bizans ve Geç Roma yerleşmeleri hakkında birçok bilgi ortaya çıkarmışlardır. 2008
kazılarında olduğu gibi, bir Osmanlı caddesinin ve onunla aynı hizadaki moloz yapıların kazısı sırasında çok sayıda (100’ün üstünde) Osmanlı sikkesi ortaya çıkarılmıştır.

NAve 09.4 açmasında Osmanlı Döneminin altında moloz duvarlı odalar bulunmuştur. Bu odalar, farklı bir doğrultuda, döşemeli Roma caddesi ile aynı hizada uzanmaktadır. Odalar, Geç Roma Caddesi (doğu tarafı) revağındaki in situ sütunların görünen kısımlarını ihtiva etmektedir. Batıya doğru ve daha alt seviyede, çeşitli spolia, caddenin NAve 09.1 ve içinde bir kuyu saptanan NAve 09.3 açmalarının batı tarafıyla aynı hizada bir duvar oluşturmaktadır. Spolia parçaları, tek parça sütunlar, sütun kaideleri ve en önemlisi de M.S. 1. yy.’a ait Zeus Spaloksios’a adanmış bir yazıtlı lento taşını (Bkz. 4. Epigrafik araştırmalar) içermektedir.
Kazılar, caddenin üstündeki alanda yoğunlaşmıştır. Güney uçta 45 metrekarelik döşeme tabanlı bir cadde ortaya çıkarılmıştır. Kuzey uçta ise moloz tabakasının üstünde duran Geç Roma Dönemi korniş blokları ve çift yönlü sütunlar bulunmuştur. Doğu revağında ikinci bir paye, üç adet sütun kaidesi ve ‘Eroslu paye başlıkları’ serisinden başlık kalıntıları (Resim: 4, İnv. 09-021) ile cam mozaik parçaları bulunmuştur. Spolia duvarı, güney ucunda, NAve 09.3’ün güney sınırında ve geç duvarların altında daha önemli bir duvarlı odaya dayanmaktadır. Bu odanın kuzeydoğu köşesi caddenin döşemesi üzerinde durmakta, tabanında ve köşesinde büyük spolia blokları ile blokların arasında daha düzensiz moloz parçalar bulunmaktadır.

NAve 09.4 açmasındaki kazılar, NAve 08.4’ün içinde meydana çıkmış revakta, mermer kaplama ve cam duvar mozaikleri ile kalın bir yıkıntı tabakasının içinde yer alan bir üst yapıyı ortaya çıkarmıştır. Bu üst yapı, bozulmuş bir kontekstten gelen beyaz mermerden kare yer döşemesi ile bunların üstünde ve altındaki pişmiş toprak tuğlaları içermektedir. Bununla ilgili pencere camı, çift yönlü sütunlar ve kaide parçaları, yıkılmış bir üst katı düşündürmektedir. Revağın L-şeklindeki payesinin iç kısmında dikey duran pişmiş toprak boru da bir üst yapıyı, belki ikinci katı, düşündürmektedir. Bu seviyeyle bağlantılı geniş yanık ve kül tabakası, felâketle gelen bir çökmeye işaret etmektedir. Bu seviyenin altındaki üç toprak seviyenin en altında olanı, döşemeli caddenin altındaki ana direnaja bağlanan basit bir şist kaplı direnaj ile ilgilidir.

Kazıların kuzey ve güney kesitlerinde mimari belgeleme çalışmaları Mykel Terada ve Aygün Kalınbayrak tarafından yürütülmüş ve alanın planı Felipe Rojas ve Mykel Terada’nın yardımlarıyla Harry Mark tarafından yapılmıştır.

Sivil Bazilika. Güney Agora’ya açılan (M.S. geç 1. yy.) uzun ve dikdörtgen bir bina olan (yak. 30 x 140 m.) Sivil Bazilika’nın Philip Stinson tarafından yürütülen mimari araştırması, salonun güney ucundaki kazılmamış bölgelerdeki çalışmalarla devam etmiştir (Resim: 6). 2008’de kazılmış (SWC 12) büyük bir açma (12 m x 8 m), kolosal bir in situ paye ile yıkılmış bir kemerin bloklarını açığa çıkarmıştır. 2009 sezonunda, büyük kemerli kapının açıldığı alanı anlamak amacıyla, SWC 12’nin bitişiğine başka bir büyük açma kazılmıştır (SWC 13). Açma sorumlusu Maile Hutterer, bu açmada, Bazilika’nın sonundaki yüksek tabanlı eksedraya benzer, doğudan (ve belki batıdan da) merdivenle girilen odayı açığa çıkarmıştır. Bu platform, güney salondan yaklaşan vatandaşlar için kuzey taraftan, önündeki orthostat bloklarıyla desteklenen yüksek bir podyum görünümündeydi. Podyumun önünde, mermer döşemeye kazılmış hâlde, Bazilika’da 2005 ve 2008’de bulunanlara benzer başka bir ayrıntılı mimari çizim bulunmaktadır. Bu çizim, eksedra girişindeki anıtsal kemerin saçaklığının profiline benzemektedir. Bazilika’nın güney tarafında uzanan ve ilk defa 1960’da kazılan cadde de temizlenmiş, yeniden çizilmiş ve incelenmiştir.

SWC 12 açmasında, taban seviyesinin altına inmek ve Bazilika’nın inşa edildiği zamandan ve daha öncesinden seramik toplamak amacıyla küçük bir açma (SWC 14) kazılmıştır. Ulrike Outschar tarafından, Bazilika’nın daha önceki sondajlarından alınan seramiklerin incelenmesiyle, güney salonun Nero Döneminden daha sonra olmadığı ortaya çıkmıştır. Henry Bernberg, Maile Hutterer, Allyson McDavid ve Philip Stinson’un mimari belgeleme çalışmaları, açmaların kesitleri ve kuşbakışı planlarının çizimi ile seneye tamamlanacak tüm binanın yeni bir kuş bakışı çiziminden oluşmaktadır.

Bazilika’in kuzey tarafında, Mavi At anıtının temellerini incelemek ve anıtın Bazilika’nın iç sütunlarının stilobatı ile bağlantısını belirlemek amacıyla başka bir küçük sondaj (BAS 09.1) kazılmıştır (Resim: 8). Atın kaidesinin alt tarafı, nefin en kuzey ucunda in situ durmaktadır. Bu kaide, moloz ve toprak üstüne oturan yeniden kullanılmış yassı taşlardan oluşan alçak bir temele oturmaktaydı. Seramik malzemesi, Bazilika’nın döşemesi altında bulunan malzemeyle aynı olup bunun dışında, kaidenin Geç Antik Dönemde yapıldığını düşündüren iki geç antik kandil parçası içermektedir.

Diğer mimari çalışma ve kayıtlar: Kazılan yapıların çizimi Harry Mark ve Felipe Rojas tarafından yönetilmiştir. Felipe Rojas aynı zamanda Sebasteion Propylon’unun bloklarının detaylı çalışmasına başlamıştır. Yayın çalışmaları, Kent Duvarları (Peter de Staebler), Stadyum (Katherine Welch), mezar yapıları (Heather Turnbow), Atrium Evi (Ian Lockey) ve daha önce Piskopos’un Evi olarak bilinen Triconch Evi’nde (Michelle Berenfeld) sürdürülmüştür.

2. Alan Konservasyonu: Hadrianus Hamamları

Alan konservasyonu çalışmaları, kazılan alanlarda ve Hadrianus Hamamları’nda yoğunlaşmıştır. Hamamların detaylı temizlik ve incelemesi, geniş bir konservasyon projesine hazırlık amacıyla 2008’de gerçekleştirilmiştir. 2009 yılında, hamamların ön avlusu ve bitişiğindeki Güney Agora’nın batı stoası, 1904-5 yıllarında kazılmış blok kümesinin tam olarak kaydı için detaylıca temizlenmiştir.
Kenan Erim tarafından 1966-67 yıllarında kazılan Tetrastil Avlu ve bitişiğindeki oda, kompleksin geri kalanında uygulanacak konservasyon çalışmalarını test etmek amacıyla seçilmiştir (Resim: 9). Burada, tahribat görmüş geç antik döşeme onarılmıştır. Kırılan beyaz mermer ve gri şist karolar kaldırılmış, onarılmış ve tekrar yerine yerleştirilmiştir. Döşemenin bütün sağlam kalan yerleri temizlenmiş, özel harçla ve paslanmaz çelik pimlerle sağlamlaştırılmıştır. Daha önceki arkeologlar tarafından duvar üstlerine kabaca yerleştirilen petit appareil tarzındaki taşlar yıkılmış, antik duvar üstleri ortaya çıkarılmış, tırmıkla temizlenmiş ve kireç harcıyla sıvanmıştır.

Tetrastil avlunun ortasındaki mermer kaplı havuz temizlenmiş, harçları kazınmış, onarılmış ve incelenmiştir. Havuzun etrafındaki mermer bariyerler pimlerle onarılmıştır. Havuzun içindeki su geçirmez çimento ve birkaç parça mermer döşeme, jeotekstil ve çakıltaşı ile kapatılmıştır. Bütün alanın arkeolojik incelenmesi (Peter de Staebler) ve detaylı bir kuş bakışı planı tamamlanmıştır (Mykel Terada). Hadrianus Hamamları’ndaki konservasyon çalışmaları Thomas Kaefer ve Gerhard Paul tarafından yönetilmiş, Kent Severson ve asistanları (Berna çağlar, Kristen Watson), Trevor Proudfoot ile Cliveden Workshop ve İngiltere’den uzmanlar tarafından (Nicholas Barnfield, Emma Kate Bertenshaw) yürütülmüş, Linbury Trust (Birleşik Krallık) tarafından finanse edilmiştir.
Tetrastil Avlu’nun yanındaki kaidede 1967’de bulunan ve bugün Müze’de sergilenen çıplak kolosal tanrı veya kahraman torsosunun silikon mulajı yapılmış ve suni taştan kopyası orijinal kaidesine yerleştirilmiştir.

Osmanlı Hamamı. Pekmez Tepe’deki Geyre Köyü’nün eski hamamı temizlenmiş ve Aphrodisias Müzesi ile işbirliği içinde, gelecekteki sağlamlaştırma çalışmaları için incelenmiştir.

3.Heykel Belgeleme, Araştırma ve Konservasyonu

Aphrodisias’taki heykel çalışmalarının amacı 1961-1990 yıllarındaki kazılarda ortaya çıkarılan malzemeyi kaydetmek, buluntu yerlerini ortaya çıkarmak ve malzemeyi inceleyip yayınlamaktır.

Yayın çalışmaları: Yayın çalışmaları aşağıdaki malzemeler üstünde sürdürülmüştür: Mavi At (Christopher Hallett ve R. Smith), Sebasteion kabartmaları (R. Smith, Harry Mark ile). Mavi At’ın rekonstrüksiyon çizimleri yapılmıştır (Catherine Alexander). Heykel Atölyesi’nde bulunan mermer buluntuları yayınlayacak olan Julie Van Voorhis’in yazdığı metnin ise son düzeltmeleri yapılmıştır. P. Linant de Bellefonds, Aphrodisias IV: The Mythological Reliefs from the Agora Gate (Mainz 2009) isimli çalışmasını yayınlamıştır.
Lâhit çalışmaları:Roma Dönemi lâhitleri üzerinde çalışmalar sürdürülmüş, yaklaşık 800 adet kayıt içeren lâhit bilgi bankası düzenlenmiştir. Lâhitlerin kontekst içinde çalışması Heather Turnbow tarafından sürdürülmüş, kentin sütunlu lâhitleri üzerindeki çalışma da Esen öğüş tarafından devam ettirilmiştir. Geyre Köyü’nden getirilen girlandlı lâhit kaydedilmiştir (S-800). Bu lâhit, S. Karaköse’nin bahçesinde bulunmuş, portre büstleri ve ortasındaki tabula ile M.S. 3. yy.a ait tipik bir Aphrodisias girlandlı lâhit örneğidir (Resim: 11). Sandukanın üst kenarındaki yazıt, lâhitin ilk sahiplerinden, Aurelia Ammia ismindeki bir kadının ismini içermekte, daha geç döneme ait bir yazıt ise lâhitin Aurelia Zosimē adındaki bir kadının mülkiyetine geçtiğini bildirmektedir.

Mermer örnekleme ve analizi: Aphrodisias kazıları ve Donato Attanasio’nun İtalyan ekibinin işbirliği altında Aphrodisias heykeltraşları tarafından kullanılan mermer örneklerini toplama ve analiz etme çalışmaları sürdürülmüştür. Amaç, erken-orta dönem imparatorluğu ile geç dönem arasındaki değişiklikleri anlamaktır. İstanbul’da 2008 yılındaki sergi için konservasyonu yapılan ve kaidelere yerleştirmek amacıyla delinen heykellerden örnekler alınmıştır. Müzedeki ve depolardaki elli kadar diğer eserden örnekler alınmış, erken ve geç dönem eserleri arasında bir denge sağlanmaya çalışılmıştır.

çokrenklilik: Mark Abbe tarafından mermer eserlerin boyama ve yaldızlaması üzerindeki araştırmalar sürdürülmüştür. Yeni bir taşınabilir mikroskop, önemli eserler üzerindeki orijinal boyayı ortaya çıkarmıştır. Detaylı çalışmalar göstermiştir ki, bazı önemli eserler üzerindeki boyalar Geç Antik Dönem onarımlarının sonucudur. önemli bir örnek, Hadrianus Hamamları’ndan Tetrastil Avlu’daki Amazon ve Penthesileia grubudur. Yeni analizler, kentteki mermer heykellerin yaldızlamasında yumurta bazlı bir bağlayıcı madde kullanıldığını ortaya koymuştur. Bu buluş, ELİSA metodu denilen ve antikor kullanarak organik analiz yapma metodu sayesinde gerçekleşmiştir. Bu buluş, Büyük Plinius’un Doğa Tarihi 33.20’deki bölümü hatırlatır. Bölümde, mermerin yumurta bazlı bağlayıcı madde ile yaldızlandığı anlatılmaktadır. Diğer örneklerde analiz devam etmektedir.

Heykel Konservasyonu: Depoya getirilen birçok parçalanmış ve zarar görmüş lâhit onarılmıştır. Sebasteion anastylosisinin Korint katı için 2 kabartma ve 4 kabartma kaidesinin silikon kalıpları çıkarılmış ve yapay taştan kopyaları yapılmıştır. Anastylosis kalıplarından, 5 kabartma ve 2 kaidenin alçı kopyaları yapılmıştır. İki geç antik heykelin (Oikoumenios ve Flavius Palmatus) alçı kopyaları da eski silikon kalıplardan yapılmıştır. Bu çalışmalar, Cliveden Conservation, Birleşik Krallık’tan Douglas Carpenter, Kate Bertenshaw ve Trevor Proudfoot ile Hikmet Apaydın ve yerli uzmanlarca yürütülmüştür. çalışmalar, Birleşik Krallık’tan Headley Trust ve Londra’daki Friends of Aphrodisias tarafından finanse edilmiştir.

4. Epigrafik Araştırmalar

Yeni yazıtlar Angelos Chaniotis tarafından okunmuş ve incelenmiştir. Tiyatro’daki sahne binası ve basamaklar üzerine kazınmış graffitinin yerlere göre dağılımı Jannis Mylonopoulos tarafından incelenmiştir. Troilos kaidesi, Mavi At üzerinde yapılan çalışmalarla ilgili olarak kuzey kent duvarından, onarılmak ve daha sonra da Aphrodisias Müzesi Sevgi Gönül Salonu’nda teşhir edilmek üzere kazı konservasyon deposuna getirilmiştir. Kaidenin görünmeyen ön cephesinde Andronikos adını içeren yeni bir yazıt bulunmuştur. 2009’un en önemli epigrafik buluşlarından biri, Tetrapylon Caddesi’ndeki kazıda geç döneme ait bir duvarda yeniden kullanılmış anıtsal eşik taşıdır (Resim: 13). Taşın üzerinde, Sebasteion’u yaptıranlardan biri olan Eusebes Philopatris’in, Zeus Spaloksios ve Zeus Patroos’a ithafı bulunmaktadır. Eusebes, kendisini, iki tanrının da rahibi olarak tanımlamaktadır. Spaloksios, az rastlanan bir kült sıfatıdır ve muhtemelen bir yerel Karya yer ismidir. Aphrodisias sikkelerinde ve Aphrodisias ile Tabai arasındaki Avdan’da bulunmuş çift ağızlı Karya baltasıyla süslü yazıtlı sunak üzerinde adına rastlanır.

5.Aphrodisias Müzesi

Sevgi Gönül Salonu’nun 2008’de açılmasından sonra, Aphrodisias Müzesi’nin eski kısmı, Cengiz Bektaş’ın tasarımı ile 2009’da yenilenmiştir (Resim: 14). Kazı ekibi, teşhirdeki heykeller için yeni etiketler ve bilgi panoları hazırlamıştır. Yeni etiketler ve panolar Harry Mark tarafından tasarlanmıştır. Yenilenmiş müze 24 Ekim 2009 tarihinde açılmıştır. çalışma, Geyre Vakfı tarafından finanse edilmiştir.

6.Anastylosis: Sebasteion

Sebasteion’un üç katlı güney binasında 2005’te başlayan anastylosis çalışması, 7 Mayıs’tan itibaren Thomas Kaefer ve Gerhard Paul yönetiminde, özgür öztürk, özgür Emre Işık ve Aygün Kalınbayrak yardımlarıyla sürdürülmüştür. Bu proje Geyre Vakfı tarafından finanse edilmiştir.

2009 sezonundaki çalışmalar, şu noktalara odaklanmıştır: (1) Oda 1-2’nin ikinci kattaki İon cephesini oluşturmak, (2) Oda 1’in üstündeki yan ve arka duvarları inşa etmek ve (3) ikinci kat üstüne, kiriş ve tavan ile birlikte, destekleyici bir ‘halka’ ya da ‘kemer’ inşa ederek, Oda 1’in üstündeki Korint katının inşasını hazırlanmak. Oda 1-2’nin (2008’de deneme amacıyla birleştirilmiş) İon cephesinin mermer elemanları kısmen sökülmüş, yeniden yerine takılmış, ve en sonunda bütün hâldeki saçaklık ile birlikte yerine sabitlenmiştir. İon kornişinin bazı kayıp blokları yapay taştan kopyalanmış ve yerine yerleştirilmiştir. Oda 1 ve 2’yi ayıran duvar ile, Oda 1’in arka duvarı, ikinci katta inşa edilmiştir. Güçlendirilmiş çimentodan yapılmış sağlamlaştırıcı kemer, bu duvarların üstüne inşa edilmiş, Oda 1’in ikinci katının beton tavanını taşımak amacıyla ahşap kirişler yerlerine yerleştirilmiştir. üçüncü kat olan Korint katının doğu köşesinin mermer elemanları- köşe kaidesi, sütun ve başlığı, bitişiğindeki kabartmalar ve kaideleri- depoda üst üste yerleştirilerek denenmiştir. Korint katı için 2 kabartma ve 4 kabartma kaidesinin kalıpları ve kopyaları yapılmıştır. Oda 1’in üçüncü kattaki cephesi için Korint sütunları bulunmuş, çizilmiş, hazırlanmış ve kullanıma hazır hâle getirilmiştir. Anastylosis çalışması 16 Eylül’e kadar devam etmiştir.

Ekip

Arkeologlar: Mark Abbe, Michelle Berenfeld, Peter De Staebler, Ayșe Ercan, Christopher Hallett, Maile Hutterer, Esen öğüş, Ian Lockey, Leah Long, Ulrike Outschar, Jacob Rabinowitz, Roland Smith, Philip Stinson, Lillian Stoner, Heather Turnbow, Julie Van Voorhis, Katherine Welch, Bahadır Yıldırım. Anastylosis mimarları: Gabriel Kaefer, Thomas Kaefer, özgür Emre Işık, Aygün Kalınbayrak, özgür öztürk, Gerhard Paul. Mimarlar: Henry Bernberg, Allyson McDavid, Harry Mark, Felipe Rojas, Mykel Terada. Konservatörler: Berna çağlar, Kent Severson, Kristen Watson.

Mermer Konservatörleri: Nicholas Barnfield, Emma Kate Bertenshaw, Douglas Carpenter, Trevor Proudfoot. Epigraf: Joannis Mylonopoulos.

Fotoğrafçılar: Ian Cartwright, Guido Petruccioli.

Aphrodisias projesi 2009 sonunda Dr. Bahadır Yıldırım’a veda etmiş, 2010 yılında ise Dr. Esen öğüş’ü yeni kazı direktörü olarak projeye dâhil etmiştir.

Sponsorlar

Aphrodisias kazıları, New York üniversitesi ve Institute of Fine Arts ile aşağıdaki özel kişiler ve projenin dostu grupların desteğiyle gerçekleşmektedir: İstanbul Geyre Vakfı (Başkan, ömer Koç), New York’taki Friends of Aphrodisias (Başkan, Nina Köprülü); Londra’daki Friends of Aphrodisias Trust (Başkan, Lady Patrica Daunt) ve İzmir’deki Aphrodisias Sevenler Derneği (Başkan, Lise Sur). Bütün bu vefalı destekçilere olağanüstü cömertliklerinden dolayı minnettarız.

* Prof. Dr. Roland R.R. SMITH, Kazı Başkanı, NYU–Aphrodisias Kazıları, Klâsik Arkeoloji Lincoln Profesörü, Oxford üniversitesi/İNGİLTERE.

Yorumlara kapalı.